Ayar konusuna içtenlikle katılıyorum, ayarı kaçmış/bozulmuş okadar çok insan var ki..
Neyse, ben yorumsuz başlığın detayını içeren yazıyla sizi baş başa bırakayım..
"İnsan ayarlanabilir bir makinedir.
İnsan ayar düğmeleri içinde, ancak nasıl kullanılacağı kendi keşfine bırakılmış her bir yanı muamma bir makinedir. Kendi kendini değiştirebilir, geliştirebilir, halden hale sokabilir ve yok edebilir.
Yapılan incelemeler göstermiştir ki, yoğun konsantrasyonla insan, kendi kendini öldürebildiği gibi beynini de patlatabiliyor. Bunun tıptaki adı, Hiper Cerebral Elektrosis’tir.
Hiper Cerebral Elektrosis; beyin devrelerinin, insanın kendi elektriğiyle aşırı yüklenmesi durumudur. Beyinde çok yüksek miktarda elektrik akımının geçtiği zihinsel faaliyet sonrasında ortaya çıkar. Bu şekilde ölenlerin çoğu, çok zeki ve tutkulu insanlardır.
Bunun örnekleri İslam tasavvufunda çoktur. Bazı müritler ve aşırı bağlılar, şeyhlerinin veya mürşitlerinin hastalıklarına dayanamayıp, onun yerine kendisinin ölmesini istemiş ve bunu başarmışlardır.
Zihinde gerçekleşen bu takas, gerçek hayata da yansır ve gerçekten ölmeyi bekleyen kalkar, onun yerine ölmeyi arzu eden ölür. "
Tutamadım kendimi, dikkat ederseniz bunun sevgilisinden ayrılan birinin kendini köprüden atmasıyla bir alakası yok. O sadece zayıflık belirtisi. Veya sevgisini göstermek için alnına dayadığı silahın tetiğini çekmekte değil.
Bu başka bir durum.. Sevgini sekille göstermiyorsun fakat an ve an için çürüyor.. Hiper Cerebral Elektrosis sanırım bizim deyimimizle ince hastalık..
